Snuza Pico’nun Yararları

Bebeklerde ve çocuklarda uyku ile beyin gelişimi arasındaki ilişki

İnsanlık tarihi boyunca, uykunun beyin gelişimi üzerindeki etkilerini araştıran birçok çalışma yapılmıştır, ancak bu konuda en uzun mesafe son zamanlarda kat edilmiştir. Zayıf uykunun bebeklerin ilerleyen hayatlarındaki etkilerine değinilmiştir, ancak bu türde çalışmalar uzun zamana yayıldıklarından dolayı konuyla ilgili daha ileri tespitler yapılması gerekmektedir. Şüphesiz ki şu anki bilgilerimize göre çocukların beyinsel gelişimlerinde en önemli dönem ilk 3 yıldır. Dokundukları, gördükleri, ve/veya duydukları her şey beyinlerinin düşünme, hissetme, hareket etme ve öğrenme bakımından şekillenmesinde yardımcı olur (Factsforlifeglobal.org, 2017). Hayatın ilk 3 yılında beyin, her saniye 1 000 000 milyon nöral bağlantının oluştuğu muazzam bir gelişim döneminden geçer (Zero to Three, n.d).

Bebeklerin, gelişen beyinlerine destek olması bakımından oransal olarak kafaları daha büyüktür. 2 yaşında, beyin yetişkin bir insan beyninin boyutlarının %80’ine ulaşır (Faculty.washington.edu, 2017). Beyin gelişimi aşamalar halinde gerçekleşir; farklı bölgeler farklı zamanlarda büyüyerek gelişirler (www.ag.ndsu.edu, 2017). Dikkate alınması gereken başka bir konu ise beyin hücrelerinin büyük bir kısmının doğumdan önce oluştuğudur, ancak bağlantılar veya sinapslar bebeklik ve erken çocukluk döneminde oluşur. Bu beyin gelişim süreci zaman içerisinde çocuğun emeklemesine, yemesine, uyumasına, yürümesine ve konuşmasına olanak tanır (www.ag.ndsu.edu, 2017).

 

İnsan beyni hakkındaki gerçekler

Şüphesiz ki insan beyni vücut içindeki en ilgi çekici organdır. Her saniye birçok bilgi işler. İnsan beyni 100 milyar nöron ve yaklaşık 1 trilyon glial hücreden oluşur (Polular Science, 2017). Vücut ağırlığının sadece %2’sini oluşturan beyin vücut tarafından üretilen enerjiyi en yüksek oranda tüketir – bu oran yaklaşık üretilen enerjinin %20’si kadardır (Epyk – Health and Fitness, from exercise to Food, 2017). Bir diğer ilgi çekici gerçek ise düşünce ve kararlarımızın %95’inin bilinçaltında gerçekleştiğidir (Mahoney, 2017).

Bebeklerde beyin gelişimi döllenmeden 3 hafta sonra başlar (Zero to Three, n.d.). Gerçekte, bir bebek doğumda, yaşamlarının ileriki zamanlarında olacağından daha fazla beyin hücresine sahiptir (Popular Science, 2017). Bir bebeğin beyni doğumda öğrenmeye programlıdır ve deneyimlerine bağlı olarak sinapslar ve bağlantılar oluşur (www.ag.ndsu.edu, 2017). İnsanların bebeklerin beyinleri için “sünger gibi” tabirini kullanmaları bu sebeptendir. Mümkün olduğunca fazla uyku – eksikliği beynin muhakeme yeteneğini etkileyerek yavaş tepkilere sebep olur (Kurzweil and Grossman. 2017). Gerçekte, insan beyninin 1 gece uykusuz kalması, sarhoş olmasıyla bilişsel olarak eşdeğerdir.

 

Uyku sırasında bir bebeğin beyninde neler olur?

Bebek beyni, toplam glikoz üretiminin %50 kadarını kullanabilir; bu durum neden bu kadar çok uyuduklarına bir açıklama olabilir (Kurzweil and Grossman, 2017). Erken dönemde yaşanan deneyimler, gelecekteki öğrenim, davranış ve sağlık bakımından temel oluşturan beynin yapısal gelişimini etkileyebilir. Zayıf bir temelin her türlü yapının sağlamlığını riske attığı gibi, erken dönemde yaşanan olumsuz deneyimler de beyinsel mimariye zarar vererek ömür boyu kalıcı olumsuz etkiler yaratabilir (Center on the Development Child at Harvard University, 2017). Hayatın ilk 3 yılında kayda değer oranda sinaps artışı gerçekleşir. Snaps ve bağlantıların gelişimi sayesinde beyin fonksiyonel bir yapı geliştirir. Bağlantılar çevresel koşullarla ve deneyimler uyarınca oluşur; örneğin ebeveyn çocuğunu tekrar tekrar aynı isimle çağırdığında, beyin bu doğrultuda bağlantı oluşturur. Çocuk 3 yaşına geldiğinde 1 000 trilyon bağlantı oluşturmuş olur, bu da ortalama bir yetişkinin yaklaşık iki katı kadardır. Bebeklerin beyni çok yoğundur ve bu durum ilk 10 yılda bu şekilde devam eder. Yaklaşık 11 yaşlarında, beyin gereksiz bağlantıları temizlemeye başlar ve geriye kalan bağlantıların daha verimli ve güçlü çalışmasını sağlar (www.ag.ndsu.edu, 2017).

Kolorado Boulder Üniversitesinde araştırmacılar, bebeklerin ve çocukların uyudukları sırada beyinlerinin, serebrum’un sağ ve sol yarımküreleri arasındaki bağlantıları oluşturmak ve sağlamlaştırmakla meşgul olduğunu keşfettiler. Bu kalın bağlantılar 2 yarımküre arasındaki iletişimi sağlamaktadır. Ekim 2013’te yapılan başka bir çalışma da Albert Einstein’ın dehasını iyi-bağlanmış yarımkürelerle açıklamıştır. Yaşlandıkça, çocuklukta oluşan bu bağlantılar bireylerin hayatları boyunca daha karmaşık nöral bağlantılar oluşturabilmeleri için gerekli altyapıyı sağlamaktadır. Beynin her iki yarımküresinin de simetrik ve iyi bir şekilde bağlı olması öğrenmenin, hafızanın ve yaratıcılığın maksimize edilmesinin anahtarıdır (Bergland, 2013).

Çocuklarda görülen bir diğer özellik ise nöroplastisitedir. Bu durum, egzersiz ve deneyimle birlikte gelen fonksiyonel değişiklerle bağlantılıdır ve beynin snapsları değiştirmek ve fazladan gri madde üretmek suretiyle değişme yeteneğini göstermektedir. Öyle görünmektedir ki, bu türde değişimler için en önemli zaman aralığı ilk 3 yıldır, bundan sonraki dönemde yetişkin veya ileri yaştaki çocuklarda bu değişimler çok daha küçük ölçekte gerçekleşmektedir. Bu da, küçük çocukların beyin hasarlarını yetişkinlere göre neden daha iyi koşullarla atlattıklarının sebebidir. Aynı zamanda, 3 veya 4 yaşındaki çocukların beyinlerinin sol yarımkürelerinin tamamen çıkartılmasına rağmen nasıl normal bir konuşma yeteneği geliştirdiklerini açıklamaktadır. Buna ek olarak, yakın zamanda yapılan bir çalışma, serebral proteinlerin uyku esnasında üretildiğini ve yukarıda belirtilen değişimlere yardımcı olduğunu göstermiştir.

 

Çocuklar için uyku neden bu kadar önemli?

Şubat 2013’te yapılan bir çalışma beyinlerimizin uyku esnasında öğrenilenleri depoladığını teyit etmiştir. Doktor Ines Wilhelm’e (Tubingen Üniversitesi, Tıbbi Fizyoloji ve Davranışsal Nörobiyoloji) göre yetişkinlere nazaran çocuklarda bu daha da etkili bir süreçtir (The sleeping child outplays the adult’s capacity to convert implicit into explicit knowledge, 2013). Buna ek olarak, Doktor Wilhelm: “Çocuklarda uyku esnasında, daha önceden öğrenilen örtülü görevlerden, daha verimli açık bilgiler üretilmektedir ve çocukların bu konudaki olağanüstü becerileri gece saatlerindeki derin uyku miktarıyla ilintilidir.” demiştir. Sonuç olarak “ Diğer hafızaya yönelik görevler söz konusu olduğunda çocuklar tipik olarak uykudan az çok yetişkinler kadar fayda sağladığından bilgilerin oluşumunun çocukluk uykusuna has bir beceri olduğu görülmektedir” demiştir. Buna ek olarak, Biyolojimizde, hayatta kalma ve performans için gerekli olan, her 2 saatlik uyanıklık süresi için 1 saatlik uyku süresi programlıdır (Bergland, 2013).

British Medical Journal’da 2013’te yayınlanan bir makalede uyku ile beyin gelişimi arasındaki ilişkiyi gösteren bir çalışmanın raporu yayınlanmıştır. Bu çalışmaya, Milenyum takım çalışması (Millenium cohort study) adı verilmiştir. Çalışmada takip edilen 11 000 çocuktan, doğumdan 3 yaşına kadar olan sürede düzensiz uyku saatlerine sahip çocukların okuma, matematik ve uzamsal farkındalık becerilerinin olumsuz etkilendiği görülmüştür. Araştırmacılar, çalışmalarının devamında, bu çocukların 7 yaşına geldiklerinde diğerlerine göre geride kalmaya başladıklarını ve bundan kız çocukların erkeklere göre daha fazla etkilendikleri görülmüşlerdir. Bu durum, uykunun hayatın ilk 3 yaşında kritik öneme sahip olduğunu göstermektedir. “Sleep” dergisinde 2008’de yapılan bir çalışmada da aynı bulgular elde edilmiştir. Bu çalışmada, doğumdan 3 yaşına kadar olan dönemde 10 saatin altındaki uykunun dil ve okuma problemlerine ve aynı zamanda ADHD’ye sebep olma olasılığının daha yüksek olduğunu göstermiştir. Aynı zamanda, bu problemlerin hayatın devamında da sürdüğü görülmüştür (Robert Rosenberg, 2017).

Uyku ve beyin gelişiminin önemine ek olarak, uyku, aynı zamanda öğrenme, gelişme ve kalp sağlığı ile de ilişkilendirilmiştir (Superior North Catholic District School Board, 2017). Uyku esnasında bilginin hafızaya dönüştürüldüğü gerçeğinden yola çıkarak, dönüştürme haricinde, aynı zamanda yorgun olduğunuzda konsantre olmanın zor olması sebebiyle, bu durum beraberinde hafızayı da etkilemektedir (Healthysleep.med.harvard.edu, 2004). Uyku aynı zamanda erken yaştaki çocuklarda, birçok sebep için gerekli olan enerjinin geri kazanılması ve aynı zamanda da sağlıklı ve aktif olabilmeleri için önemlidir (BabyCenter, 2017).

Daha ileri tetkikler ve araştırmalar, yetersiz ve kalitesiz bir uykunun, çocukların zeka testlerinde olan performanslarını da etkilediğini kanıtlamıştır. Çalışmada 13 otistik çocuk ile öğrenme ve sosyal zorlukları olan 13 diğer çocuk takip edilmiştir. “ Çalışmada, uyku esnasındaki koruyucu beyin dalgalarının bozulumunun sözel IQ testinde daha düşük sonuçlarla ilintili olduğu görülmüştür. Godbout, çalışmanın aynı zamanda, önemli gelişme sürecinde olduklarından, uyku yetersizliğinden özellikle çocukların ve gençlerin etkilendiğini kanıtladığını belirtmiştir (Indiatoday.intoday.in, 2015). Touchet et al tarafından yayınlanan bir diğer makalede, hayatın ilk 3 yılındaki kısa uyku sürelerinin 6. yaşta hiperaktivite, dürtüsellik ve nöro-gelişimsel testlerde düşük bilişsel performansla ilişkili olduğu belirtilmektedir (Dahl, 2007).

 

Normal olan nedir ve ne kadar uykuya ihtiyaçları var?

Çocuğunuzun dönüm noktaları hakkında iyi bilgilenmeniz, hangi gelişim aşamalarında neler beklemeniz ve çocuğunuzu takip ederek bu beklentileri karşılamadığı takdirde harekete geçerek olabileceğiniz en iyi ebeveyn olmanız açısından size yardımcı olabilir. Urbanchildinstitution.org ’a (2015) göre hayatın ilk 1 yılında beklenenler listelenmiştir.

Yukarıda belirtilenlere ek olarak, gelişimin belirli bölümleri için önemli zaman aralıkları olması önemlidir.

(Brotherson, 2009)

  • 4 – 5 Yaş – Duysal ve görsel gelişim
  • Doğum – 10 Yaş – Konuşmayı öğrenme ve dil gelişimi
  • Doğum – 12 Yaş – Fiziksel ve motor gelişim
  • Doğum – 12 Yaş – Duygusal ve sosyal gelişim
  • Doğum – 18 Yaş – Duygusal bağ kurma. Bu periyod aynı zamanda duygusal bağın başka yönleri için temel görevi görür.

Birleşik Krallıkta bulunan bebek merkezi, anne-babalara bebeklerine gereken uyku miktarları için aşağıdaki tabloyu takip etmelerini önermektedir (BabyCenter UK, 2016).

 

 

Sonuç

Her ne kadar genç çocuklarda, belirli dönüm noktalarına ne zaman erişecekleriyle ilgili genellemeler olsa da her çocuğun kendi temposunda gelişimini devam ettirdiğini de unutmamız gerekir. Her çocuğun kendi ilgi alanları, yaratılışı, sosyal etkileşim stili ve öğrenmeye olan yaklaşımı vardır (Factsforlifeglobal.org, n.d.). Buna ek olarak, bu konuyla ilgili olarak bir çok harici etken vardır. Uzun mesai saatleri, erken okul saatleri, telaşlı program dışı aktivite çizelgeleri ve diğer benzer zorunluluklar gibi etkenler yatak zamanının gecikmesine ve çocukların bazı uyku saatlerini kaçırmalarına sebep olmaktadır. Bu onlarla ilgilenmediğimizi göstermediği gibi, bazen olaylar kontrolümüz dışında gelişebilmektedir. Bu etkenlerin sebep olduğu üzücü gerçek ise, bu etkenlerin hepsinin beyin gelişimini etkileyebileceği ve hatta ömür boyu kalıcı etkiler bırakabileceğidir.

Bebeklerin kendi uyku düzenlerinin olduğunu dikkate almamız gerekmektedir. Pediatrist ve Eat Sleep Poop: A Common Guide to Your Baby’s First Year’in yazarı Scott Cohen “ Yetişkinler arasında nasıl uykusu hafif ve ağır olanlar varsa bebeklerin de uykularıyla ilgili bireysel farklılıkları kesinlikle vardır. “ demiş ve birden çok bebek sahibi anne-babaların bebeklerin kişilikleri ön plana çıkmaya başlamasıyla bu farklılığı çocuklarının erken yaşlarında göreceklerini eklemiştir. Kişiliği daha güçlü bebekler uzun uyku sürelerine direnebilir ve anne- babalarına uyutma konusunda zorluklar çıkarabildiği gibi bazı bebekler de daha kolay uyutulabilmektedir. Bununla, bebek uyku piyangosu’na (Lack, 2016) atıfta bulunmaktadır. Bununla ilgili olarak size yardımcı olabilecek bazı genel uygulamalar bulunmaktadır. Bebeğinizin uyku ve şekerleme düzenini ve anne-baba olarak ne yapabileceğinizi anlamanız bakımından Positive Healthwellness sizlere bu konuyla ilgili bir kılavuz sunmaktadır (www.positivehealthwellness.com, 2017).

Dahl. (2007) “Genel olarak anlatırsak, çocuklarda sağlıklı büyüme ve gelişim için en temel gereklilikler şunlardır: a) Sevgi ve bakıcılar/anne-babalar tarafından korunma b) yeterli besleme, ve c) yeterli uyku” der. Cincinati Çocuk Hastanesi, Nöro-psikoloji program yöneticisi Doktor Dean Beebe, “ Öncelikle, yetersiz uyku, çocuklar da dahil olmak üzere herkesin dünyayı olumludan ziyade daha olumsuz yönde görme eğilimi göstermesine sebep olmaktadır.” demiş ve çok zayıf veya çok kısa olmak üzere yetersiz uykunun, düşünme ve ruh halinde belirli değişiklikler olmasına sebep olduğunu eklemiştir. Hatta, çocuk veya yetişkinlerde ruh halinin düzenlenmesinde de sıkıntılara sebep olabilmektedir. “ Gece yeterli oranda uyumayan çocukların aşırı aktif ve itaatsiz olduğu kadar çekingen ve tedirgin olma olasılıkları daha yüksektir” (Beebe,2012).

Bu alanda yapılması gereken birçok araştırma olduğu kadar keşfedilmesi gereken de bir çok şey olduğunu dikkate almamız gerekmektedir. Gerçek şudur ki, araştırmacılar özellikle çocuklarda beynin gelişim ve fonksiyonu için gece uykusunun önemi ile ilgili yeni keşifler gerçekleştirmektedirler (Bergland, 2013).

Doktor Gwen Dewar der ki: “Eğer bebeğinizin rutin olarak çok yorgun olduğundan şüpheleniyor ve onu uyandırmanın zor olduğunu düşünüyorsanız bu konuyu doktorunuzla görüşmenizde fayda vardır, zira araştırılması gereken diğer sağlık sorunları olabilir” (Dewar, 2014).


Tanımlar:

Sinapslar: Sinirsel sinyallerin bir nörondan diğer nörona geçtiği nokta. (Merriam-webster.com (2017)

Nöroplastisite: Beynin, özellikle öğrenme veya deneyim veya yaralanmayı müteakiben, sinaptik bağlantıları yeniden yapılandırma becerisidir. (Oxford Dictionaries I English, 2017)

Myelin: Özellikle beyinde, onu koruyan ve etkili sinyal göndermesine yardımcı olan, çokça yağ içeren ve sinirlerin etrafını kaplayan madde. (Dictionary.cambridge.org, n.d).

Serebrum: Beynin ön ve en büyük bölümü, 2 yarımküreden oluşur ve istemli hareketleri ve mental hareketleri coordine eder; ön-beyin ve orta-beyin vs. (Dictionary.cambridge.org, n.d)

Örtülü (Kapalı) bilgi: Açık olmayan tüm bilgiye verilen ad. Aynı zamanda sözsüz bilgi; kişiler veya kitaplarca öğretilenin dışında, deneyimlerle elde edilen bilgi. (Dictionary.cambridge.org, n.d)

Açık bilgi: Kelime, rakam ve sembollerle ifade edilebilen bilgi. Kitaplada veya bilgisayarlarda depolanan bilgi. (Dictionary.cambridge.org, n.d)

 


References:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir